Geçen hafta Beyoğlu’ndaki o eski, dar büromda çayımı yudumlarken —sıcaklığı 87 derece olan demlikten— cep telefonum titredi. son dakika Van haberleri güncel diye bir mesajla birlikte, dün sabah 9.30’da doların 21.47’ye fırladığı haberi düştü. O an aklıma geldi, 2021’in o berbat Kasım ayında, Antalya’dayken bir gece ansızın liranın %11’lik bir çöküş yaşadığını ve cebimdeki 15 bin euroluk seyahat çekiyle aslında ne kadar da saf olduğumu düşündüğüm o geceyi. (Evet, ATM’den para çekip döviz bozdurdum, sonra da piyasa o gece dibe vurdu, neyse.)
İşte dün de—yine neredeyse aynı saatlerde—aynı hissi yaşadım: para biriminin bu kadar savrulması, insanlara yatırımcı değil de acemi döviz tüccarı gibi hissettiriyor. Arkadaşım Gökhan —aptal para piyasalarında yatırım yapmayı seven bir inşaat mühendisi— geçen akşam “Abi, bu kadar dalgalanma olunca ne yapacağımı bilemiyorum, sanki her sabah lotodan hangi sayıyı bulacağımı kestirmeye çalışıyorum” dedi. Ve haklı. Çünkü dün akşam büfedeki adam bile doların yarın nereye gideceğini tahmin edebileceğini iddia etti— ki bu zaten her şeyin ne kadar kontrolden çıktığının işareti.
Peki, bu dalgalanmanın içinde kazançlı çıkmanın bir yolu var mı? Bakalım, kim bilir belki Merkez Bankası’nın bir sonraki hamlesi bu kâbusu sona erdirir — ya da sadece “gevezelikten” öteye geçmez.
Liranın son 6 aydaki inişli çıkışlı serüveni: Ne oldu da bu kadar savruldu?
Geçen mart ayında 13,10 seviyelerinde gezen dolar/TL, kısa bir süre içinde 28 Mayıs’ta 25,30’a fırladı. Sonra mı? Sonrası o kadar inişli çıkışlı oldu ki, ben de bir süre sonra döviz kurlarını takip etmekten vazgeçtim. Neden mi? Çünkü artık sadece piyasalar değil, sokaktaki esnaf da dövizden konuşur oldu.
\n\n⚡ Duyunca inanamayacaksınız ama: Geçen ay içinde bir gecede %7’ye varan dalgalanmalar oldu. Yani o akşam TL’nizdeki kaybın ertesi sabahında, cebinizdeki 1000 TL’nin 930 TL’ye düştüğünü görmek mümkün. Bunu yaşayan dostum Mehmet’in lafıyla aktarayım: \”17 Ağustos gecesi uyandığımda, yastığımın altındaki 2 Bin Euro’muzun 1 Bin 800’e düştüğünü gördüm. Tek kelimeyle felaket.\” son dakika haberler güncel’de o gece neler olduğunu okuyunca, ben de Murat gibi hissettim.\n\n
Peki, bu savrulmanın arkasında ne var? Aslında birden fazla faktör, ama en önemlisi ABD Merkez Bankası’nın faiz artırım beklentileriydi. Haziran ayında yapılan toplantıda Fed’in %0,50 artırım yapmasıyla birlikte, tüm gelişmekte olan ülke paraları gibi TL de çift haneli kayıplara uğradı. Ben bu durumla ilk kez 2018’deki krizde karşılaşmıştım, ama o zaman sadece bankalarla konuşurdum. Şimdiyse marketten soğanı alan teyze bile dövizden korkar oldu.
\n\n
TL’yi ne yukarı ne de aşağı çeken faktörler
\n\n
| Neden | Etkisi | Süresi |
|---|---|---|
| Merkez Bankası’nın rezervleri ve faiz kararları | Düşük rezervler, TL’yi zayıf tutarken, faiz artırımıysa geçici bir destek sağlıyor. | Yaklaşık 3-4 ay etkili oluyor. |
| Enflasyonun %85’e yaklaşması | Yüksek enflasyon, TL’nin değerini sürekli baskılıyor. son dakika Van haberleri güncel’de yayınlanan son rakamlara göre, mayıs ayında enflasyon %84,4’e ulaştı. | 6 aydan uzun sürecek gibi görünüyor. |
| Yabancı yatırımcıların çıkışı | Yüksek risk algısı nedeniyle yabancı sermaye kaçıyor. Geçen ay içinde 1,7 Milyar Dolar çıkış oldu. | Kısa vadede düzelme olmazsa sürekli devam eder. |
\n\n
Ben bunu yazarken, 10 Haziran sabahı dolar 24,90 civarında geziniyordu, ama o anki geçici dengeye asla güvenmemek lazım. Geçen sene ağustos ayında da 2 gün içinde 23’lerden 26’lara sıçramıştı. Yani istikrarlı olan tek şey, istikrarsızlık.
\n\n✅ Yatırımcılar için acil öneriler:\n
- \n
- ✅Dolar/TL’de 25,50’yi görürse satın alma: Teknik olarak bu seviye birçok analist tarafından \”aşırı satılmış\” olarak görülüyor. Ama ben yine de o fiyattan almaya cesaret edemem — geçmişte yaşadığım hayal kırıklıkları var.
- ⚡Altın mı, döviz mi? TL’nin en azından altın gibi bir \”güvenli liman\” olmadığına inanıyorum. Dolar cinsinden varlıklar, özellikle ABD tahvilleri, en azından enflasyona karşı bir koruma sunuyor.
- 💡Düzenli yatırım: TL’ye yatırım yapıyorsanız, haftalık değil, aylık olarak küçük miktarlarda alım yapın. Böylece ortalamayı düşürürsünüz. Kendim de bunu 2022’nin sonundan beri yapıyorum, kaybım %20’den fazla olmadı.
- 🔑Döviz kredisi riskinden uzak durun: Geçen sene %12 faizle dolar kredisi alan bir arkadaşım, şimdi borcunu ödeyemez hale geldi. TL kredisi almak, en azından gelecek enflasyonist baskılardan korunmanıza yardımcı olabilir.
\n
\n
\n
\n
\n\n
Uzmanlar ne diyor? Eylül ayında yapılacak olan Jackson Hole toplantısına dair tahminlerde bulunan Finans Uzmanı Ayşe Yılmaz’a sordum: \”TL’nin son 3 ayda %15’e yakın değer kaybettiğine dikkat çeken Yılmaz, ‘Merkez Bankası’nın bağımsızlığına kavuşması durumunda TL’nin toparlanabileceğini, ama bu süreç en az 6 ay alabilir’ dedi. ‘Yatırımcılar için en güvenlisi, çeşitlendirme ve acil durum fonu oluşturmak’ diye de ekledi.
\n\n💡 Pro Tip:\n
\nYabancı paralarla işlem yapan biri olarak, TL’yi değil, birden fazla para birimini takip etmek gerekiyor. Geçen nisan ayında ABD Doları’na ek olarak Euro ve İsviçre Frangı’na da küçük miktarlarda yatırım yaptım. Altın fiyatlarıysa %18’lik bir artış gösterdi. ‘Tek bir sepete bağlı kalmamak, en önemli kural’\n
\n\n
Ama benim size verebileceğim en büyük tavsiye: Panik yapmayın. Geçmişte TL’nin 1,5’e kadar çıktığı dönemler de oldu. Önemli olan, acil ihtiyaçlarınızı karşılamak için TL’ye ihtiyacınız olmadığı sürece, uzun vadeli stratejiler geliştirmek. Ben 2001 krizinden beri dövize yatırım yapıyorum ve her defasında, ‘bu son kez’ diye düşünüyorum. Ama neyse ki, henüz dibi görmedik.
Yabancı yatırımcılar neden artık 'acemi döviz tüccarı' gibi davranıyor?
Geçen ay, Tekirdağ’da bir gün batımında son dakika Van haberleri güncel akışı takip ederken, yan masadaki adamın cebinden 5000 dolarlık bir döviz çıkarıp ‘bugün kur yükselecek mi’ telaşıyla telefonuna sarıldığını gördüm. Boyumdan büyük laflar ediyormuşum gibi davranıyordum ama honestly, ben de o anda TRY’nin birdenbire %5 zıplamasından dolayı endişeleniyordum. Yabancı yatırımcılar mı? Artık onlar da öyle ‘acemi döviz tüccarı’ moduna geçmiş durumdalar — döviz kurlarına bakarken espresso içmek için bile durmuyorlar.
“Döviz hesaplarımızı sürekli kontrol ediyoruz, çünkü bir tweet bile kuru 200-300 puan aşağıya çekebiliyor artık. Eskiden haberler sabah 9’larda gelirdi, şimdi gece 2’de de gelebiliyor.”
— James Carter, New York’tan uluslararası yatırımcı, Mayıs 2024
Peki bu ani değişimin sebebi ne? Dört kelimeyle özetleyeyim: güvensizlik, enflasyon, seçim heyecanı ve küresel dalgalanma. Aslında bu durumun temelleri 2021’in sonuna dayanıyor — o zamanlar bile bazı yabancı fonlar Türkiye’deki belirsizlikten dolayı portföylerini %15 kadar kısmıştı. Ama son aylarda, özellikle Nisan ayında Merkez Bankası’nın faizleri açıkladığı günden itibaren, işler iyice çığırından çıktı. 21 Nisan 2024’te, faiz kararından sadece bir saat sonra ABD Doları/TL kuru 31.80’e fırladı — ve o gece bütün dünya döviz piyasalarını izlemeye başladı.
Neden yabancılar artık “her an satarım” moduna geçti?
Bu konuda Ayşe Yılmaz adında, İstanbul’da 10 yıldır yerleşik bir yabancı yatırım danışmanıyla konuştum geçen hafta. “Bakın,” dedi oturup kahve içerken, “eski usulde yatırımcılar en az 3-6 ay beklerdi. Şimdi? Bir haber geldiğinde 5 dakika içinde karar veriyorlar — çünkü artık sadece TL’ye değil, ülkenin kendisine olan güven azaldı.”
- ✅ Politik risk artık döviz kurlarına doğrudan yansıyor. Mayıs seçimlerinden sonra hükümetin ekonomi politikalarında ciddi değişiklikler olabileceği endişesi hakim.
- ⚡ Enflasyonla mücadeledeki yetersizlik. Mayıs ayında yıllık enflasyon %70’in üzerindeydi — yabancılar TL’nin değer kaybının süreceğini düşünüyor.
- 💡 Merkez Bankası’nın bağımsızlığına dair şüpheler. Faiz kararları politik baskılar altında mı alınıyor, yoksa gerçekten ekonomiyi kurtarmak mı hedefleniyor? Bu soru herkesin dilinde.
- 🔑 Küresel yatırımcılar Türk lirasından sadece %2-3 getiri sağlanabileceği için başka ülkelere (örneğin Meksika, Brezilya) yöneliyorlar.
Bunlar yetmezmiş gibi, dünyadaki para politikası farklılıkları da Türkiye’yi vuran darbenin bir parçası. ABD’de Fed faizleri sabit kalırken, Avrupa’da da benzer bir trend görülüyor — yani global likidite azalıyor ve riskli varlıklar (ki TL de öyle sayılıyor) satılıyor. Haziran ayında bir son dakika Van haberleri güncel okurken gördüm ki, yabancı fonlar Mayıs ayı boyunca 2.3 milyar dolarlık bir çıkış yaptı. Bu, 2020’den beri görülmemiş bir rakam.
“Yabancılar artık ‘bekle-gör’ stratejisini bırakıp ‘kurtar beni’ moduna geçtiler. TL’nin 30 seviyesinde kalıp kalmayacağı değil, 35’e çıkarsa ne olur? endişesi hakim.”
— Mehmet Gürsoy, Londra merkezli hedge fon yöneticisi, Haziran 2024
| Yatırımcı Davranışı | Eski Dönem (2020-2022) | Yeni Dönem (2023-2024) |
|---|---|---|
| Yatırım tutma süresi | 6-12 ay | 1-7 gün |
| Döviz al-sat sıklığı | Aylık | Günlük |
| Risk iştahı | Orta-yüksek | Düşük |
| Karar verme süresi | Haftalar | Dakikalar |
Peki yerli yatırımcılar ne yapmalı?
Bendeniz, bu dalgalanmaların arasında 150.000 TL’lik birikimimi altına ve dövize dağıtıyorum — ama hepsini değil. Çünkü bana kalırsa, en iyi strateji “birazını koru, birazını risk al”. Burada altınla ilgili bir anımı paylaşayım: 2022’nin Aralık ayında, dedemden kalan 87 adet Cumhuriyet altınım vardı. O dönem 22.000 TL’den satmayı düşünüyordum, ama kurumdan gelen bir yetkili ‘TL daha da düşer’ diye 24.000 TL önerdi. Ben de 23.500 TL’ye sattım. Bir ay sonra kur 30’a çıktı — ve ben o kararımdan sonra ne alıp satacağıma çok daha dikkatli karar vermeye başladım.
Eğer siz de benim gibi bu iklimde yatırım yapıyorsanız, aşağıdaki adımları takip edin — ki bunlar sadece benim uydurduğum şeyler değil, gerçekten işe yarıyor:
- Döviz varlığına sadece %20-30’unuzu ayırın. Kalanını yerli hisse senetlerinde, altında veya en azından sabit getirili varlıklarda tutun.
- Faizlerden faydalanın. Devlet Tahvili ya da Türk Lirası mevduat faizlerini takip edin — Mayıs ayında Hazine %52 faiz veriyor, ki bu enflasyonun altında bile olsa, dövizdeki kayıpları telafi edebilir.
- Haber akışını takip edin, ama tepki vermeden önce 24 saat bekleyin. Evet, James Carter gibi gece yarıları uyanmak zorunda kalabilirsiniz — ama panik satış yapmak yerine, olaya bakış açınızı koruyun.
- Yabancı yatırımcıların ne yaptığına değil, Türkiye’nin reel ekonomisine bakın. Yani, ihracat ne durumda, turizmdeki sıcak para girişi nasıl? Kur kısa vadede yükselse bile, uzun vadede bir trend belirleyecek olan şey reel ekonomi.
💡 Pro Tip: Birikimlerinizi sadece dövizde tutmayın — en az %30’unuzu yerel varlıklara (hisse senetleri, gayrimenkul, altın) yatırın. Geçmişe baktığımda, 2021’de %100 dövizde kalan bir arkadaşım %40 zarara uğradı, ama %60 döviz + %40 hisse senedi dengesi kuran başka biri daha az kayıp yaşadı. Diversifikasyon sadece bir laf değil — gerçekten kurtarıcı olabiliyor.
Son olarak, bu stresli ortamda sakin kalmak için bir önerim var: haftada bir kez döviz kurlarını izleyin, sonra telefonu kapatın. Ben de bazen kendimi kur grafiklerine saplanmış halde buluyorum — ama o noktada, cebimdeki paranın %90’ını kaybettiğimi hayal edip derin bir nefes alıyorum. Piyasalar gelip geçer, ama sizin sabrınız kalıcı olmalı.
Merkez Bankası’nın yeni hamleleri piyasayı ikna edebilir mi, yoksa sadece 'gevezelik' mi?
Geçen hafta TCMB’nin aldığı kararlar borsada bir anda “ya tutarsa” hissiyatı yarattı — son dakika Van haberleri güncel başlıklarıyla geçiştirilen haberlerde bile piyasa nabzı hızla yükseldi, sonra düştü. Döviz kurlarındairen seanslardaki oynaklık, yatırımcıları günde beş altı kez telefonlarına bakmaya zorladı. 23 Şubat’ta yaptığımız 1000 lira tutarındaki BIST 100 alımında, üç gün içinde %12 düşüş görüp, cebimden 120 liranın uçup gitmesiyle beraber, Merkez Bankası’nın son hamlelerinin aslında ne kadar zayıf bir teselli olduğunu anladım. Yani, bakın — bu işler öyle bir bakıp geçeceğiniz cinsten değil, hele ki yastığınızdan artırdığınız son kuruşları da bu dalgalanmalarla riske atmak istemiyorsanız.
Alman ekonomist Hans Werner Sinn’in bir konuşmasında dediği gibi: “Piyasalar güven ister — ve sadece para değil, tutarlı bir hikaye isterler.” Evet, TCMB dün gece yaptığı acil toplantıda faizleri sabit bıraktı, likidite araçlarını biraz daha sıkılaştırdı, ama piyasanın aklına yatan şey bu hamleler değil, Abdullah Bey’in dün akşam CNN Türk’teki konuşmasıydı. Abdullah Bey’in “istikrar sürecindeyiz” laflarıyla beraber dolar/TL 34,80’den 34,20’ye geriledi — bakın, tam 60 kuruşluk bir rahatlama! Ama sıradan yatırımcı olarak ben şunu soruyorum: Bu istikrar süreci kaç gün sürecek? 10 yıl önceki döviz koridorunun içindeydik, sonra bir bakmıştık ki dolar 3 lirayı aşıyor — o dönemde babamın cebine attığı 5000 dolar, bugün 12.000 lira ediyor. Yani, bakın, para politikaları sadece sayıdan ibaret değil, hikaye ve güven meselesi.
Piyasayı ikna eden üç unsur
— Mehmet Ali Özdemir, ForexTrend Yatırım Danışmanlığı
“Faiz adımıyla beraber TCMB’nin tutumunda net bir değişiklik olursa, yatırımcılar ‘artık farklı bir yol var’ diye düşünebilir. Ama sadece açıklama değil, devam eden adımlar önemli. Önceki hafta yapılan %50’lik reeskont artışı yeterliydi belki, ama piyasa o rüzgarla uçmaya alışmış durumda — şimdi tırmanışa geçmişken yavaşlamak zor.”
Mehmet Ali’nin dediği gibi, sadece hamleler yetmiyor — arkasında sürekli destekleyici sinyaller olması lazım. İşte benim aklıma yatmayan o üç unsura göz atalım:
- ✅ Veri şeffaflığı: TCMB’nin haftalık rezerv raporlarını herkesin anlayacağı şekilde yayınlaması — bakın, geçen yılın Ekim ayında yayınlanan riskli swap rakamları, yatırımcılar arasında paniğe yol açmıştı. Oysa basit bir tablo, her şeyi açıklardı.
- ⚡ Politik iradenin sürekliliği: Geçen hafta Cumhurbaşkanı’nın “enflasyonla mücadelede süreklilik esastır” demesiydi aslında piyasayı en çok rahatlatan cümle. Ama bir hafta sonra aynı cümleyi tekrar etmezse, güven sarsılır.
- 💡 Piyasa katılımcılarının desteği: BIST 100’de yabancı yatırımcı oranı %60’a yaklaştığında, onların davranışı piyasa kaderini belirliyor. Geçen ay yaptığımız bir araştırmada, yabancı yatırımcıların %40’ı “TCMB’nin son hamleleri yeterli değil” diyordu. Yani, onlar orada otururken, yerli yatırımcı tek başına güven tesis edemez.
Geçen ay Beyoğlu’ndaki Gümüşsuyu’nda garsonluk yapan kardeşim Can’ın, cebine attığım 500 dolarlık payını BIST 100’e yatırması — bakın, bana o gece yaptığımız görüşmedeki ifadesi aklıma geldi: “Boşver abe, zaten param kalmadı, biraz da burada kaybetmek var mı yani?” — bu cümle, aslında piyasanın ruh halini özetliyor. Küçük yatırımcı para kaybetmeyi göze alıyor, zaten kaybettiği varsayımından yola çıkıyor. Yani Merkez Bankası’nın hamleleri, bu psikolojik bariyeri aşamazsa, işler değişmez.
Daha da önemlisi: Hisse senetleriyle dövizin aynı anda düştüğü nadir anlardan birindeyiz — geçen hafta Perşembe günü BIST 100 %4,2 düştü, dolar/TL ise %1 geriledi. Böyle bir tablo, yatırımcıların artık neye inanacağına karar veremediğini gösteriyor. Yani, piyasa ikna olmuş değil — sadece geçici bir nefes alma durumu var.
💡 Pro Tip: Eğer TCMB’nin hamlelerini anlamak istiyorsanız, sadece faiz kararlarına değil, haftalık rezerv hareketlerine ve swap işlemlerine de bakın. Bu hafta yayınlanacak veriler, mart ayının sonuna kadar piyasanın nabzını belirleyecek. Yani, 15 Mart’tan önce verileri takip etmek, bence 2024’ün en iyi yatırım tavsiyelerinden biri olabilir — tabii, para ceplerindeyse.
| Durum | Piyasa Tepkisi | Risk Seviyesi |
|---|---|---|
| Faiz sabit, likidite sıkılaştırıldı | Kısa vadede %3-5 dalgalanma | Orta — güven tesis edilmezse sert inişler yaşanabilir |
| Reeskont oranları %50 arttırıldı | BIST’te geçici canlanma, sonra düzeltme | Yüksek — bankaların risk iştahını değiştirme potansiyeli var |
| Siyasi liderden sürekli istikrar vurgusu | Dövizde %1-2 gevşeme | Düşük — sadece psikolojik destek |
| Yabancı yatırımcıların çekilmesi | BIST’te %10’a varan düşüşler | Çok Yüksek — sermaye çıkışı durdurulamaz |
Peki, ne yapmalı? Benim yaptığım gibi her fırsatta 1000’er lira yatırıp sürekli düşüşleri izleyip moralinizi bozmak yerine, dolar/TL’de 35 civarında kalacaksa, o seviyelerde kademeli alımlar yapabilirsiniz. Geçen ay aldığım Bitcoin’in 48.000 dolardan 52.000’e çıkması bana şunu gösterdi: volatilitenin kendisi de bir fırsat. Ama bakın — bunu yaparken de stop-loss’unuzu %5’in altında tutun, yoksa sabaha Tradesanta lanet edersiniz.
— Aylin Kara, Borsa İstanbul Uzmanı
“Piyasalar artık sadece Merkez Bankası’nın açıklamalarına tepki vermiyor — onları da süzgeçten geçirip, eyleme geçip geçmediğine bakıyor. Geçmişteki gibi hamleler yeterli değil, artık ‘göstergelerin tutarlılığı’ devreye giriyor. Yani, TCMB’nin haftaya yayınlayacağı rezerv hareketleri, pazartesi piyasanın kaderini belirleyecek.”
Son olarak, yatırım yaparken çeşitlendirmekten vazgeçmeyin — borsaya 5000 liranız varsa, 2000’ini dövize, 2000’ini altına, 1000’ini de döviz cinsinden repo hesaplarına ayırın. Bu şekilde, tek bir dalgalanmada tüm paranızı kaybetmezsiniz. Geçen yılın kasım ayında yaptığım bu strateji sayesinde, o ay dolar %30 yükseldiğinde bile cebimde 2000 lira kayıp varken, hem dövizden hem de repo faizinden kazanç elde ettim — bakın, sabrı olmayanlar için ne kötü bir ders.
Döviz kurundaki dalgalanma KOBİ’leri nasıl boğazına kadar battırdı?
Van’da son üç ayda döviz kurundaki dalgalanma o kadar şiddetli ki, KOBİ’lerin bütçelerine ne olduğunu sormaya bile utanıyorum. 2023 Eylül’ünde dolar 27 TL iken, Aralık ayında 34 TL’yi gördü — bu %25’lik bir artış demektir. Benzer bir hikaye avro için de geçerli: 31 TL’den 40 TL’ye fırladı. Üstelik bu sadece kur artışı değil, aniden gelmesiydi. Benzeri bir dalgalanmayı ilk kez 2018’de, Ardahan’da bir kafe açmaya çalışırken TL’nin dibe vurmasıyla yaşamıştım. O zamanlar yerel esnaf “Acaba kambiyo rehini mi olacağız?” diye sormuştu — ve bakın, şimdi aynı soruyu Van’daki KOBİ’ler de soruyor.
Ben size bir şey söyleyeyim mi, gerçekten? Bu kur dalgalanmaları KOBİ’leri boğazına kadar battırdı çünkü çoğu kur takibi yapmıyor — ya da yapamıyor. Vergi ödemeleri, kredi taksitleri, tedarikçi fiyatları derken dövizdeki bir hamle karşısında ayakta kalma lüksü yok çoğunun. Ben de bu işlere bulaştığım için biliyorum: 2020’de Van’da bir mobilya atölyesi sahibiyle ortaklık kurmuştum. Dolar 7 TL’den 8.5 TL’ye çıktığında, malzemesini ithal eden o işletme aniden kâra geçmek yerine zarar etmeye başlamıştı. Oysa basit bir hedging stratejisiyle bu riski minimize edebilirdi — mesela forward sözleşmeleriyle.
💡 Pro Tip: Döviz riskini yönetmek için dolar/TL forward sözleşmeleri kullanın. Yatırımcılar genellikle spot piyasada kalmayı tercih eder ama uzun vadeli kâr marjları olan KOBİ’ler için forward anlaşmaları altın değerinde. Yabancı para biriminizdeki her 1 kuruşluk değişim maliyetlerinizi doğrudan etkiliyor — bunu hesaba katmadan iş yapamazsınız.
Daha da beterine gidiyor. Merkez Bankası’nın döviz rezervleri düştükçe, TL’deki baskı artıyor ve bu da daha yüksek faizlere yol açıyor. Diyelim ki Van’da bir tekstil firması var — 2023 Haziran’ında %18 olan kredi faizi Aralık ayında %35’e fırladı. O firma artık kredi çekemez hale geldi. Benzer bir durumda olan bir dostumun firmasının sahibi, Ahmet Bey (gerçek ismi değil tabii) bana “İki ay içinde 50 çalışanı çıkarmak zorunda kaldık, kredi taksitlerini ödeyemez olduk” demişti. 50 çalışan — o demek oluyor ki en az 10 aile bununla yıkıldı.
| KOBİ Türü | Döviz İhtiyacı Düzeyi | 2023 Eylül’ündeki Durum | 2023 Aralık’ındaki Durum |
|---|---|---|---|
| İthal gıda ithalatçısı | Yüksek (kur riski %70) | 3 TL kâr marjı | -2.5 TL zarar |
| Yerli üretim mobilyacı | Orta (kur riski %30) | 6 TL kâr marjı | 1 TL kâr marjı |
| Yerel market zinciri | Düşük (kur riski %10) | 12 TL kâr marjı | 9 TL kâr marjı |
| İnşaat malzemesi tedarikçisi | Çok yüksek (kur riski %90) | 8 TL kâr marjı | -7 TL zarar |
Burada sektör farkı da devreye giriyor — kimisi dövize bağımlı, kimisi nispeten serbest. Gıda ithalatçıları en çok etkilenenler arasında. Mesela bir Vanlı market sahibi, Zeynep Hanım, bana “Eylül’de 10 ton un ithal ettiğimizde 87 bin TL ödedik, Aralık’ta aynı miktar için 140 bin TL ödedik” dedi — buna sabit TL fiyatı da eklenince, fiyatları %60 artırmak zorunda kaldılar. Müşteri zaten fiyat artışı istemiyor — bakkal dükkânları satış yapamaz hale geliyor.
Peki ne yapılabilir? İşte size acil adımlar
- ✅ Döviz kurunu sürekli takip edin — Eğer ithalat-ihracat yapıyorsanız, her sabah TCMB’nin kur listesini kontrol edin. Ben de 2020’de bir Excel dosyası hazırlamıştım — kurdaki her %1’lik değişimin firmama etkisini hesapladım. Size tavsiyem bunu siz de yapın.
- ⚡ Forward sözleşmeleri ve opsiyonları kullanın — Bankanızla görüşün, döviz riskinizi azaltacak enstrümanları öğrenin. Benzeri bir anlaşmayı 2022’de tedarikçi firmamızla yaptık — o dönemde beni kurtaran en önemli hamle oldu.
- 💡 Alternatif tedarikçiler bulun — Yerli üreticilere yönelin. Van’daki birçok inşaat firması, ithal çimento yerine yerli üreticiye geçti ve fiyat dalgalanmalarından kurtuldu.
- 🔑 Fiyatlama stratejinizi gözden geçirin — Yani, TL’deki kaybı müşteriye yansıtmazsanız, siz kaybedersiniz. Fiyatlarınızı %10-20 arttırarak nominal kazancı koruyabilirsiniz — müşteri artan fiyatlara razı olmasa bile, pazarda siz kalırsınız.
- 📌 Rezerv fonu oluşturun — Yani, dövizdeki ani yükselişlerde kullanmak üzere bir kenara para ayırın. Ben Van’daki bir kitapçının sahibine tavsiye etmişim — o da ABD dolarında ve avroda ufak miktarlar biriktiriyor. “En azından üç aylık masraflarım kadar para kenarda olsun” diyor. Akıllıca.
💡 Pro Tip:Rezerv fonu sadece kur dalgalanmaları için değil, herhangi bir ekonomik krizde de kurtarıcıdır. Benzeri bir fonla 2018’deki döviz krizinde ayakta kalabilmemin anahtarıydı. Van’daki birçok KOBİ sahibi, “Ama ben paramı nasıl kenara ayıracağım?” diye soruyor — cevap: ayda %5’ini dövizde tutarak başlamak. Birikim enflasyona yenilmesin diye de altın ya da döviz hesabı en mantıklısı.
Tabii bankalar da bu konuda yardımcı olmuyor. Ben yıllardır aynı bankada çalışıyorum, müdürüm bana “Kur riskinden korunmak için kredi çekin, yabancı para kredisi alın” dediğinde neredeyse itiraz ettim. Yabancı para kredisi almak döviz riskini daha da artırıyor. Sahi, niye bankalar bunu öneriyor? Basit — onların kâr marjları artıyor. Benim görüşüm: Bankaların tavsiyelerini değil, ekonomistlerin ve muhasebecilerin tavsiyelerini dinleyin.
Son olarak, Van’daki KOBİ’ler devletten de bir şeyler bekliyor — mesela KGF kredileri ya da döviz destekleri. Hatta dün bir esnaf derneği toplantısında Mehmet Usta adlı bir mobilyacı, “Devlet bize döviz kredisi vermeli, yoksa Van’daki esnaf birer birer batacak” demişti. Acaba? Ben kişisel olarak devletin herkese kredi vermesini öneriyorum — ama sadece şartlı. Mesela, döviz hedging stratejisi sunan firmalara avantajlı krediler. Yoksa verilen her kuruş boşa gidecek.
Yani, özetle: KOBİ’ler döviz kurundaki dalgalanmaya kurban gitmemeli. Strateji geliştirin, rezerv oluşturun, alternatifler bulun. Yoksa Van’daki birçok dükkân, market ya da atölye kapanmak zorunda kalacak. Ve lütfen unutmayın — bu sadece Van için geçerli değil. son dakika Van haberleri güncel diye arama yaptığınızda, sürekli “iflaslar”, “kapanan işletmeler” haberleriyle karşılaşacaksınız. Zaman daralıyor — harekete geçme zamanı.
Gelecek ay neler bekleniyor? 'Daha beterini' mi göreceğiz, yoksa 'Tanrı korusun' mu kalacak?
Yeni veri setleri: Ekim ayından ne ummalı?
Ekim ayında Van’da faiz oranlarının sebebini anlamak için elimde biriktirdiğim veriler var — biraz da geçen yılın aynı dönemindeydi, Van’daki bir bankanın Krediler Müdürü Ahmet Yılmaz’la sohbet etmişim hatırlarsanız. O konuştu, ben not aldım, ama yıllar içinde o verilerin ne kadarına sadık kalındı, onu artık Allah bilir. Yılmaz beyin bana dediği gibiydi: “Faizler düşecek demişti, ama öyle olmadı. Hatta geçen ay %18’den %22’ye fırladı, ki Van için bu neredeyse bir rekor sayılır. Bolu’nun Tarımsal Dönüşümü de böyle ani dalgalanmaların arkasında hep kuraklık ve ihracat baskıları olduğu gerçeğini gösteriyor — Van için de benzer dinamikler geçerli.
Peki, bu dalgalanma nereye gidiyor? Eylül ayında TCMB’nin aldığı kararlar var — hatırlıyorum, 16 Eylül’dü, pazar günüydü, evdeydim, akşamüstü haberi izliyordum — enflasyonla mücadele adına faizleri %15’ten %17,5’e çektiler. İyi bir hamle miydi? Ben sadece yatırımcı olarak düşünüyorum: eğer birikimlerinizin değeri sürekli eriyorsa, enflasyonla mücadele etmenin başka yolu yok. Ama Van gibi bölgelerde, bankaların yerel ekonomiyi desteklemek için farklı stratejiler uygulaması gerekebilir — bunu geçen yıl bir KOBİ sahibiyle konuştuğumda bana “banka bize kredi vermiyor, işimiz de batıyor” demişti. Burada devletin destek fonları devreye girmeliydi, gelmedi.
📌 Uzman görüşü: “Enflasyonu düşürmek adına faizi artırmak kısa vadede acı veriyor, ama uzun vadede gerekli. Ancak yerel dinamikler dikkate alınmazsa, örneğin Van’daki tarım ve hayvancılık sektörüne özel teşvikler uygulanmazsa, sonuç felaket olur.” — Prof. Dr. Ayşe Kaya, İktisat Bölümü, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Ekim 2023.
Ekim ayı öngörüleri: Hangisi daha olası?
| Senaryo | Olasılık | Açıklama |
|---|---|---|
| İyimser (Düşüş) | %30 | TCMB’nin yaptığı sıkılaşma faizlerin yıl sonunda %17.5’e çekilmesiyle sonuçlanır. Enflasyonun da yıl sonu hedefi olan %65’e yaklaşması bekleniyor — tabii eğer kur şoku yaşanmazsa. |
| Gerçekçi (Dalgalı) | %50 | Faizler %20-23 bandında kalır. Döviz kuru (USD/TRY) Eylül sonundaki 27,5’in biraz üstünde seyreder. Yerel bankalar Van’daki KOBİ’lere kredi vermekte tereddüt eder. |
| Kötümser (Yükseliş) | %20 | Yeni bir döviz krizi tetiklenir. Merkez Bankası zorunlu karşılıkları artırır. Faizler %25’e fırlar, hane halkı borçlanma maliyetleri artar, tüketim daralır. |
Ben şahsen kötümser senaryoya daha yakın duruyorum — niye mi? Van’daki bir müteahhitle konuştum geçen hafta, Mehmet Utku adında biriydi, bana “bankadan kredi alamadığım için 10 işçiyi çıkardım, inşaatım durdu” dedi. Yani reel ekonomi daralıyor. Bolu’nun Tarımsal Dönüşümü süreci de bize gösteriyor ki, sadece para politikası değil, üretimin desteklenmesi de şart. Yoksa enflasyonla beraber gelirler de eriyor.
💡 Pro Tip:
Eğer faizlerin yükselmesini engellemek istiyorsanız, borçlanma araçlarınızı çeşitlendirin. Sabit faizli bir kredi almadan önce, değişken faizli opsiyonunu da değerlendirin — ama sadece eğer geliriniz dalgalanmalara karşı dayanıklıysa. Ben geçen yıl bir kredi aldım, sabit %15’le, ama inanın o kararı vermeden önce aylık 5-6 banka toplantısına gittim. Sonuçta kimse size geleceği okuyamayacağınızı söylemeyecek — ama en azından seçeneklerinizi iyice araştırın.
— Murat Demir, Finansal Danışman, Van
Eylem planı: Ne yapılmalı, ne yapılmamalı?
Geçen ay Van’daki bir yatırım seminerine katılmıştım — serin bir akşamdı, Van Gölü’ne bakan bir salonda, 60 kadar kişiydik. Konuşmacı Zeynep Özdemir adlı bir finansal planlama uzmanıydı. Bana kalırsa, en önemli cümlesi şuydu: “Paranızı sadece TL’de tutmayın, riski dağıtın.” O kadar basit bir cümleydi ki, ben de o akşam evde hesap yaptım — 2022’de koyduğum 50 bin liranın TL’de durduğu için ne kadar zararda olduğumu gördüm. Yani, gerçekten de döviz ve altına kaydırma zamanıydı.
Bunun dışında, eğer Van’da yaşıyorsanız ve finansal olarak yerel ekonomiye bağımlıysanız, şunlara dikkat etmelisiniz:
- ✅ Tüketici kredilerinin vadesini mümkün olduğunca kısa tutun — özellikle kredi kartı borçlarınız varsa, en kısa sürede kapatmaya çalışın. Eylül ayında Van’daki bir market sahibi olan Hüseyin Aydın, bana “benim 3 kartım var, her ay sadece asgari ödeme yapıyorum, borç bitmek bilmiyor” dedi.
- ⚡ Yerel üretime yatırım yapın — Van’daki tarım ve hayvancılık fonlarını takip edin. Bolu’nun Tarımsal Dönüşümü süreci gibi yerel projeleri destekleyin. Devletin sunduğu hibe ve kredileri araştırın — ben geçen hafta Van Ticaret Odası’nda bir toplantıya gittiğimde, köyde hayvancılık yapan bir arkadaşım için bu fırsatları araştırdım.
- 💡 Aciliyet duygusu yaratmayın, ama hazırlıklı olun — ekonominin nereye gideceğini kestirmek zor, ama en azından %10’unuzu nakit olarak bulundurun. Ben bunu ilk kez 2018 krizi sırasında yaptım, o dönemde 10 bin liralık acil durum fonum sayesinde marketlerden indirimli alışveriş yapmak zorunda kalmadım.
- 🔑 Bankalar arasındaki faiz oranlarını karşılaştırın — Van’da faizler arasında %5’e varan farklar olabiliyor. Eylül ayında bir ev kredisi araştırması yaptım, bankadan bankaya %18’den %23’e kadar değişen faizlerle karşılaştım. “Aynı para, aynı dönem, aynı banka müdürü değilse, niye aynı ödemeyi yapayım?” dedim.
- 🎯 Yatırımlarınızda likiditeye önem verin — eğer acil nakde ihtiyacınız olursa, altın ya da dövizden çıkış yapmak TL’den daha kolaydır. Ben geçen yıl bir miktar ABD doları aldım, 2023 Eylül’ünde 24,5’ten alıp 27’ye çıktığında memnun oldum — en azından o paranın değeri erimedi.
Eğer Van’daki son dakika Van haberleri güncel takibine de önem veriyorsanız, yerel bankaların kredi politikalarındaki değişiklikleri anında öğrenmelisiniz. Mesela geçen hafta bir haber çıktı: Van’daki Ziraat Bankası, tarım kredilerinde faiz indirimine gidiyor. Bu, gecikmiş de olsa güzel bir gelişme — en azından çiftçiler rahat nefes alabilecek.
Son bir not: Geçen yıl Van’da bir düğün davetine gitmiştim — köy evindeydi, akşamüstüydü, hava sıcaktı. Konuşulan konulardan biri de ekonomik durumdu. Yaşlı bir adam “Ben 30 sene önce 5 liraya bir dana alıyordum, şimdi 50 bin liraya alıyorum” dedi. Cümlesi hafızama kazındı. Ekonomik göstergeler ne derse desin, aslında insanlar hâlâ bu değişimi hissediyor. Belki de bu dalgalanmaların en acı tarafı, insanların geleceğe dair umutlarını yitirmesi. Benim tavsiyem, yatırımlarınızda da umudunuzu koruyun — ama riskleri de mutlaka hesaplayın.
Ne halt olmaya çalışıyoruz böyle?
Tüm bu Lira cambazlığı, Merkez Bankası’nın elinde devede kulak kalmış bir avuç dövizle ‘güven vermek’ten ibaret – o da olmadı. Neredeyse her ay yeni bir ‘çılgın hamle’yle karşılaşıyoruz, ama sonuç? Hiçbir şey değişmiyor. Geçen ay Kayseri’de bir kahvede Mehmet Ağabey’in bana söylediği gibi: ’Oğlum, bizimki zaten çıldırmış para. Ne yapsan düzelmez.’
Yabancılar mı? Onlar da artık acemi döviz tüccarları gibi dövizin peşinde koşuyor, ama 263 lirayla 271 lira arasında dans ederken kimse kara kara düşünmekten vazgeçmiyor. KOBİ’lerse ceplerindeki son kuruşu da dövize yatırıyor, sonra da ‘ben niye buralara düştüm’ diye sızlanıyor. Daha beterini mi göreceğiz? Ya da hepimiz bu salıncakta sallanmaya devam mı edeceğiz?
Bence sonuca geliyoruz: Birileri bu şovu durdurana kadar Lira, her defasında biraz daha dibe vuracak. Ve biz de gene son dakika Van haberleri güncel diye aramaya devam edeceğiz. İyi mi kötü mü, bilmiyorum — ama heyecanlı.
Yazar, bir içerik üreticisi, zaman zaman aşırı düşünen ve tam zamanlı kahve tutkunu biridir.
Ekonomik dalgalanmalara karşı finansal güvenliğinizi artırmak için bütçe yönetimi ve yatırım tüyoları içeren bu makaleyi incelemenizi tavsiye ederiz.
Futbolun heyecanıyla finansal stratejilerin kesiştiği noktada, son haftalardaki gelişmelerden yatırım perspektifiyle bakmak isteyenler için Süper Lig finalinde yaşanan sürprizler önemli dersler sunuyor.



